39-RÜZGAR TÜRBİNLERİ DOĞAL HAYATA ZARAR VERİR Mİ

RES’lerin kuşlara etkileri, RES’in kurulacağı sahanın konumu, topoğrafyası, habitat yapısı ve çeşitliği, tür çeşitliliği gibi mekânsal; kurulacak türbin sayısı, türbinler arası uzaklık, türbin tasarımı, saha içerisindeki elektrik iletim hatlarının konumlandırılması gibi türbin ve projenin özelliklerine ve sahanın kuş çeşitliliği (tür çeşitliliği), türlerin küresel ve bölgesel tehdit durumları, populasyon yoğunlukları, bu kuşların sahadaki faaliyetleri (üreme, beslenme ve transit geçiş gibi) ve davranışları gibi türe özgü faktörlere bağlıdır. Bu bakımdan, RES’lerin kuşlara etkileri habitat etkisi, rahatsızlık, bariyer etkisi ve çarpışma olarak tanımlanabilir. Bahsi geçen etkiler, doğrudan kuş türlerinin populasyon yoğunluklarını azaltan olumsuzluklar olduğu için yüksek önem gösterilmesi ve proje planlama aşamasında, inşaat öncesinde, esnasında ve sonrasında etki değerlendirme çalışmaları yapılması gerekmektedir.RES sahalarının kuşlara olumsuz etkilerini azaltma önlemleri genel olarak sahaya, lokasyona ve kuş türlerine özgüdür ve türbinlerin özellikleri, çevresel koşullar vb. faktörler ile ilişkilidir. Ancak, yüksek riskli alanları tespit etmek ve bu alanlardan kaçınmak, kuşlar üzerindeki olumsuz etkileri azaltmak için oldukça önemlidir.

Diğer taraftan, türbinler ve çevresi (türbin direği, kanatları ile türbin tabanı) ve türbinlerin etrafındaki çitler kuşların yuvalanmasını sağlayacak ve yaban hayvanlarını çekici özellikte olmayacak şekilde tasarlanmalı ve yapılmalıdır. Bunun için, türbinlerin görünürlüğü arttırılmalı,yaban hayvanları için çekiciliği azaltılmalı, ornitolojik izleme çalışmaları ile olumsuzluklar tespit edilmeli ve çözüm önerileri uygulanmalıdır.

Türbinlerin sahada yerleşimi kuş göç hareketini engellemeyecek açıklıkta ve sahanın topoğrafik yapısı da dikkate alınarak en az 200-250 m aralıklar bırakacak şekilde olmalıdır.

Genel olarak kuşlar, gelişmiş görme sistemlerine sahip olup, pek çok kuş türü 120 derece görme alanına sahiptir. Kuş gözünde tipik olarak bir rod ve dört farklı koni görsel pigmenti bulunur ve bu da ultraviyole spektrumu (UV 300–400 nm) da görmelerini sağlar. Kuşlar ayrıca farklı renkleri de algılayabilirler. Bu kapsamda türbin kanatlarının uçlarının veya bir kanadın 2/3’ünün UV boyalar (tercihen kırmızı-turuncu renk) ile boyanması, türbinlerin fark edilebilirliğini artırmaya katkı sağlayacaktır.

görsel

İngiltere’de, Kraliyet Kuşları Koruma Derneği, şu ana kadar, kuşlar üzerinde, rüzgar enerji santralleriyle ile ilişkilendirilebilecek önemli bir etkiye şahit olmadıklarını belirtmiştir.. İspanya’da, o zaman, 18 rüzgar enerji santralinde çalışan 692 türbinin bulunduğu Navarra eyaletinde yapılan bir araştırma, büyük ve orta büyüklükteki kuşların yıllık ölüm oranının türbin başına 0,13 olduğunu ortaya koymuştur.

Bunun yanı sıra, rüzgar gücünün etkileri, diğer insan bağlantılı faaliyetlere kıyasla son derece düşüktür. ABD istatistiklerine göre, her yıl binalara çarparak ölen kuş sayısı 1 milyar, taşıtlara çarparak ölen kuş sayısı ise 80 milyondur.

ABD’deki ticari rüzgar türbinlerinin, insan yapımı yapılar ve faaliyetlere çarpmalarla kıyaslandığında, her yıl ölen tüm kuşların yalnızca %0,01-0,02’sinin doğrudan ölümünden sorumlu olduğu tahmin edilmektedir.

Kaynak:
1- Rüzgar Enerji Santrallerinin Kuşlara Etkileri ve Çözüm Önerileri. https://www.researchgate.net/publication/340077928_Ruzgar_Enerji_Santrallerinin_Kuslara_Etkileri_ve_Cozum_Onerileri
2- https://www.bozcaadahaber.net/yazarlar/ahmet-kocamis/ruzgar-turbinlerinin-cevreye-etkileri/65/