32-DENİZ ÜSTÜ VE KARASAL RES PROJE GELİŞTİRME SÜREÇLERİNDE FARKLAR

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre dünyada karasal (onshore) rüzgar enerjisi kurulu gücü 2018’de 542 GW olup, 2030’da 1.787 GW’a, 2050 yılında ise 5.044 GW’a ulaşması beklenmektedir. Denizüstü (offshore) rüzgar enerjisi gücü ise 2018’de 23 GW gerçekleşmiş olup, bu gücün toplamda 2030 yılında 228 GW’a, 2050 yılında ise 1.000 GW’a ulaşacağı öngörülmektedir.

görsel

Bu rakamlar, karasal kurulumlar artmaya devam ederken, denizüstü kurulumların da kaydadeğer bir artış göstereceğini ortaya koymaktadır. Bunun en önemli nedenlerini büyüyen türbinlerle çok ciddi kapasite kullanım faktörlerine ulaşan denizüstü sahalardan kurulu güce oranla ciddi elektrik üretmenin mümkün olması, maliyetlerin düşmesi ve karasal proje kapsamında birçok ülkede kullanacak proje sahası kalmamasıyla denizüstü çözüme yönelmesi olarak açıklamak mümkündür.

Karasal türbinlerde birçok ülke ve sahada oturmuş kuralları ve uygulamaları ile birbirine çok benzeyen çalışmalar yapılmaktatır. Denizüstünde ise her sahaya özel çok ciddi teknik ve finansal modelleme çalışmaları tasarlanmalıdır. tBu doğrultuda her sahaya özel türbin tasarımı, kule tasarımı ya da temel sistemlerde hazırlıklar yapılmalıdır.

Bir diğer önemli husus ise ÇED’dir (Çevresel Etki Değerlendirme). Bu her ikisinde de mevcuttur ancak denizüstü projelere gelindiğinde çeşitliliği fazla bir ortam kapsamında ele alınması gerekir. Burada hem fiziki hem biyolojik hem de insana dair ortam birarada, bütüncül olarak değerlendirilmelidir.
Ölçüm kısmında karasal ölçüm direkleri neredeyse sorunsuz bir direk dikimi ve veri üretimi safhasına gelmiştir. Denizüstünde mevcut ölçüm direği ya da lidar sağlayan şirketler tamamen talep üzerine özel üretim yapmaktadırlar ve teslim süreleri en az 4 ayı bulmaktadır. Bu da proje süresinin uzamasına yol açmaktadır.

Ölçüm sistemleri ile ilgili çalışmalar, zeminde yapılan/yapılabilecek diğer girişimler varsa gerekli topoğrafik çalışmalar, çevresel etki değerlendirme, imar çalışması, arazi edinimi veya orman izinleri gibi bütün çalışmaların tamamlanması karasal ve denizüstü projelerde süre açısından çok farklılık göstermemekle birlikte maliyet açısından ciddi bir fark olduğu yapılan çalışmalarda tespit edilmiş durumdadır.

İdeal koşullar altında, Türkiye’de bir denizüstü rüzgar enerjisi santrali projesinin hayata geçirilmesi, ihale sürecinde çevresel izinlerle alakalı kapsamın belirlenmiş olması sonrasında çevresel bütün incelemelerin tamamlanması, gerekli verilerin toparlanması ve uluslararası geçerli ÇED ile ilgili bütün sürecin tamamlanmasıyla çok mümkündür.

Kaynak:
1.https://www.irena.org//media/Files/IRENA/Agency/Publication/2019/Oct/IRENA_Future_of_wind_2019_summ_EN.pdf?la=en&hash=D07089441987EBABC7F4BED63B62C83820C18724
2. http://www.ruzgarsempozyumu.org/wp-content/uploads/2019/10/02-02.pdf