Türkiye’de Rüzgar Enerjisinin Geçmişi Ve Mevcut Pazar

Türkiye’de MW ölçeğinde olmayan ilk rüzgar türbini 1984 yılında, Çeşme’de bulunan Altınyunus otelinin bahçesine dikilen 11/55 kW gücünde 2 jeneratöre sahip türbindir. İlk MW ölçeğinde rüzgar enerji santrali ise 1998 yılı Şubat ayında Çeşme Germiyan bölgesinde devreye alınmıştır. 3 adet 500 kW güce sahip rüzgar türbini ile, tesis 1,5 MW kurulu güce sahipti. Yenilenebilir enerji kanununun olmadığı, hatta EPDK’nın daha kurulmadığı bu tarihte, otoprodüktör olarak işletmeye alınmıştır.

Aynı yıl yine İzmir’in Çeşme ilçesinde 12 adet 600 kW gücünde türbinden oluşan, toplam 7,2 MW kurulu güce sahip Türkiye’nin ikinci santrali yap-işlet-devret olarak devreye girmiştir. 1998 yılındaki bu hızlı başlangıca rağmen, 1999 senesi boş geçmiştir. 2000 yılında ise Bozcaada’da 17 adet 600 kW gücünde türbinden oluşan, toplam 10,2 MW kurulu güce sahip devreye alınmıştır. Sonra yine bir duraklama sürecine girilmiş ve 2006 yılına kadar, İstanbul’da bir firmanın otoprodüktör olarak fabrika bahçesinde devreye aldığı 2 adet 600 kW türbin dışında, başka herhangi bir
santral montajı olmamıştır. Bu otoprodüktör santral, Türkiye’de yerli olarak üretilen ilk rüzgar türbin kanatlarının kullandığı tesis olması nedeni ile ayrı bir öneme sahiptir.

10 Mayıs 2005 tarihinde kabul edilen 5346 nolu Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun sayesinde, sektör artık önünü görebilir duruma gelmiştir. Bu sayede 2006 yılında 30,9 MW, 2007 yılında 95,3 MW santral başarı ile devreye alınmış ve sektörde ivmelenme başlamıştır. 29 Aralık 2010 tarihinde yayınlanan 6094 sayılı kanun ise, sektörün önünü açmıştır. Özellikle yerli üretim ile ilgili başlıkların bu kanunda yeralması, ilerleyen yıllarda yerli yabancı birçok yatırımcının rüzgar türbini aksamı üretim tesisi kurması anlamında çok faydalı olmuştur. 2015 yılında 1.388 MW santral devreye alınarak, tarihimizin en iyi yılı olmuştur. 2019 yılı sonu itibari ile de 8.056 MW kurulu güce ulaşılmıştır. 2020 yılında pandemi süreci geçirilmesine rağmen, YEKDEM’in son senesi olacağı için, bir rekor yılı olması beklenmektedir.

Kaynak : TÜREB
Türkiye, rüzgar anlamında oldukça şanslı bir ülkedir. Uzun yıllar önce yapılan bir çalışmada 37 GW karasal, 11 GW denizüstü olmak üzere 48 GW bir kapasiteye sahip olduğumuz hesaplanmıştı. Fakat hem karasal hem de denizüstü türbinlerde yaşanan çok ciddi teknolojik yenilikler, düşük rüzgarlı bölgelerde bile verimli olabilecek projelerin yapılmasını sağlamaktadır. Bu nedenle kapasitemizin 48 GW değerinden çok daha fazla olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
KAYNAKÇA:Windbaba Ekibi