27-TARIM VE HAYVANCILIK

Arazi üzerine kurulu güneş enerjisi santralleri dünya üzerinde en rekabetçi elektrik üretim kaynağı olurken, bu kaynağın son yıllarda öne çıkan uygulamalarından biri olan ‘agrivoltaik’ de sıkça gündeme gelmektedir. Gelişmiş güneş enerjisi pazarı olan ülkelerde başarılı agrivoltaik uygulamaları da yapılmıştır. Agrivoltaik kısaca aynı arazi üzerinde hem güneş enerjisinden elektrik üretimi hem de tarım yapılmasına imkan veren yenilikçi bir uygulamadır. Bu uygulamada güneş panelleri ve mahsüller birarada günışığından faydalanarak üretime konu olabilmektedirler. Agrivoltaikle kurak alanlar işlenebilir hale gelirken, bu alanda tarım yapan çiftçiler için de önemli bir yatırım imkanı doğmakta, ekolojik olarak sürdürülebilir yaşam alanları ortaya çıkmaktadır. Güneş enerjisi temiz bir enerji kaynağı olarak iklim değişikliğine fayda sağlarken, tarımsal üretiminin de dahil edilmesiyle sosyo-ekonomik faydaları artan bir uygulamaya dönüşmektedir. Ancak elbette bu yatırımın getirisi, hükümet politikalarına, çevresel koşullara, teknik ilerlemeye ve ne tür güneş enerjisi ekipmanı kullanıldığına bağlıdır.

Agrivoltaik, tarıma elverişli arazilerde fotovoltaik panellerden elektrik üretimine izin veren ve tarımsal verimliliği de hiçbir şekilde olumsuz etkilemeyen bir uygulamadır. Yaygın inanış, tarımsal üretime elverişli bir arazinin sadece tarım için kullanılabileceği, böyle bir uygulamaya izin vermeyeceği yönündedir ancak son yıllarda sonuçları ortada olan birtakım gelişmelerle bunun son derece mümkün olduğu ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla uygun bir arazide hem tarımsal üretim hem de elektrik üretimi birarada verimli bir şekilde yapılabilir.

Agrivoltaik uygulamaların temel amacı, tarım arazisinde yetiştirilecek mahsüle uygun olarak mikro-iklim koşullarını düzenlemek ve optimize etmektir. Küresel ısınmanın etkisiyle tarımsal mahsuller 3 ana baskıya maruz kalmaktadır; ışınımsal, termal ve yağış yoğunluklu. Fotovoltaik sistem kurulumu, konum, iklim şartları ve mahsulün de ilgili büyüme evreleri göz önünde bulundurularak düzenlendiği takdirde agrivoltaik uygulaması bahsi geçen 3 ana baskıya karşı da korumalı hale gelebilmektedir. İklim kriziyle mücadelede uzun dönemli hedefler göz önüne alınacak olursa, bu uygulamanın detaylı bir şekilde değerlendirilmesinin faydası daha da belirginleşmekte, böylelikle hem temiz enerji artışı hem de belli alanlarda tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için olumlu yönde katkı sağlanmış olacaktır.

Dinamik bir agrivoltaik tasarımı, mahsullerin olgunlaşması için kontrollü bir günışığı erişimi sağlayacak, böylelikle verimlilik daha öngörülü bir şekilde sağlanacaktır. Agrivoltaik tasarımında dikkatle ele alınması gereken 4 ana faktör bulunmaktadır; mahsullerin günışığı ihtiyaçları, sulama ihtiyaçları, çevre ve yerel iklim koşulları. Bu uygulamada fotovoltaik modüller tarım alet ve ekipmanının serbestçe hareket edebileceği kadar bir yükseklik bırakılarak monte edilir, bu en azından 5 metre kadar olmalıdır ki tarımsal üretim gereklilikleri sağlanabilsin.

Agrivoltaik uygulamaları teknik ve kalite anlamında gelişim sürecine devam etmektedir. Ancak halihazırda çevresel, sürdürülebilir tarım anlamında ve kırsal gelişime katkı sağlayarak başarılı uygulamalar ortaya konmuş durumdadır.

Agrivoltaik uygulamalarının avantajlarını aşağıdaki şekilde sıralayabilirz;

– Karbon salımını düşürücü yönde fayda
– Temiz enerji üretimi
– Ekonomik fayda artışı
– Ekstrem derecelere ( don ve sıcaklık dalgaları) karşı koruma
– Doluya karşı koruma
– Gölgelemeyle su tüketimin azaltımı konusunda katkı
– Mahsül alımında artış

Bu uygulamanın projeye göre daha fazla avantajı da olabilmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki yoğun gün ışığına ihtiyaç duyan ürünlerin üretimi için bu uygulama çok da ideal olmayacaktır. Ayrıca tarımsal üretimi artırırken ideal gerçekleşmesi beklenen üretimin daha düşük seviyede gerçekleşmesi ihtimali de bulunmaktadır. Dolayısıyla agrivoltaik uygulamalar tamamen ekilebilir arazide yetiştirilecek ürünün gereksinimleri, arazinin koşulları, hava şartları ve bu şartlar doğrultusunda kurulacak sistem koşulları optimize edilerek planlanmalıdır.

Tarımın yanısıra güneş enerjisi uygulamaları kimi zaman türüne göre hayvancılık için de ideal koşullar sağlayabilmektedir. Örneğin arıcılık faaliyeti için kimi güneş enerjisi santrallerindeki panellerin altları tozlayıcı dostu bir ortam oluşturmakta, bu iş kolunu desteklemektedir. ABD Minnesota’da kurulan bazı güneş enerjisi santralleri hem tozlayıcılar için hem de endemik bir bitki örtüsü için elverişli koşullar sağlamıştır. Ayrıca kimi güneş enerjisi santralleri bir kısım küçükbaş hayvancılık için de uygun olabilmektedir.