36-GÜNEŞ ENERJİSİ SEKTÖRÜNDE MEVZUAT

Elektrik enerjisi, stratejik öneme sahip bir emtiadır. Bu yüzden, gerek üretimi, gerek iletimi, gerekse kullanımı her zaman devletler tarafından sıkı regülasyona tabi tutulmuştur. Güneş enerjisi sektörü de elbette bu düzenlemelerden ayrı düşünülememektedir.

Güneş enerjisi sektöründe mevzuatı şekillendiren başlıca unsurlar, iklim değişikliği nedeniyle temiz elektrik üretim alternatiflerine duyulan ihtiyaç, teknolojinin maliyetleri aşağı çekmesi nedeniyle hem GES’in kendisinin hem de buna entegre kurulabilecek batarya depolama tesislerinin ilk yatırım maliyetlerinin düşmesi aşağı gelmesi, stratejik bir emtia olan son ürünün, üretim ekipmanlarını, devletlerin lokalde üretmeye yönelimleri ve son olarak da üretim karakteristiğinin dalgalı bir yapıya sahip olması nedeniyle şebeke arz güvenliğinin dikkatli tasarlanması gibi unsurlardır.

Bu çerçevede, güneş enerjisi mevzuatı temiz ve yerli enerjiye ihtiyaçtan yola çıkarak, ilk zamanlar teknolojinin pahalı olması nedeniyle, tüm dünyada öncelikle sabit fiyat garantileri (feed-in tariff, FIT) ile şekillenmiştir. Bu model ile, artan hacimler ve teknolojinin gelişmesine yönelmemiz sonucu, maliyetler aşağıya geldikçe, FIT modelinden vazgeçilerek, düşük fiyatlı ihalelere geçilmiştir. En sonunda da, özellikle, güneş enerjisinden elektrik üretim maliyetlerinin, bölgelere göre şebeke serbest fiyatını yakalaması (grid parity) sonrası, serbest piyasa dinamikleri ile elektrik fiyatını belirlemeye imkan veren modeller de benimsenmeye başlanmıştır. Mevzuatlar da tüm dünyada bu yolu izleyen bir evrim geçirmiştir.

Ülkemizde, güneş enerjisinden mevzuatta ilk olarak 2001 senesinde yayınlanan 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununda bahsedilmiştir. Bunun peşinden, 2005 senesinde yayınlanan 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına Yönelik Kanun ile güneş enerjisinden elektrik üretiminin teşvik edilmesi ve desteklenmesinin önü açılmıştır. Bu kanun ile FIT modeli, ülkemizin mevzuatında yerini almıştır. Bu model ile ilk lisans başvurularının alınacağı 2012 yılında duyurulmuştur. Başvuruların alınabilmesi için, kanun ile zorunlu tutulan ölçüm yapılması işini düzenleyen tebliğin aynı yıl yayınlanması, buna bağlı ölçüm istasyonlarının kurularak ölçümlerin tamamlanmasını müteakip, ülkemizdeki ilk güneş lisansı başvuruları 2013 senesinde alınmıştır.

2011 senesinde yayınlanan yönetmelikle öztüketime yönelik, lisanssız elektrik üretimi düzenlenmiştir; burada lisanssız üretim güç sınırı 500 kW olarak konmuştur. Ancak lisanssız üretimin asıl önünün açılması, 2013 senesinde yayınlanan 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve aynı sene bunu izleyen “Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği” ile olmuştur. Bu mevzuat ile 1 MW altında kurulu güce sahip GES’lere lisans almadan üretim yapma imkânı tanınmıştır. Yine aynı tarihte yayınlanan “Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik” ile, lisanssız tesislere tüketilen enerjinin fazlasını FIT üzerinden satma imkânı tanınmıştır. Aynı yönetmelik, lisanslı güneş santrallerinin elektriğini YEKDEM dahilinde satışını da düzenlemiştir. 2019 senesinde Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği’nde yapılan değişiklik ile, değişiklik sonrasında bağlantı görüşü alacak lisanssız santrallerin tüketim fazlası elektriğini, dolar cinsi Cetvel I fiyatları ile değil, artık kendi tüketici abone grubunun aktif enerji bedelinden satması esası benimsenmiştir. Tüketim fazlası elektrik enerjisi miktarının belirlenmesinde ise, daha önce uygulanan saatlik mahsuplaşmadan, aylık mahsuplaşma esasına (monthly net-metering) geçilmiştir. Son olarak da 2020 senesinde 6446 sayılı kanunda yapılan değişiklik ile, lisanssız santrallerin işletmedeki 10 yılının ardından tüketim fazlası elektriğini satışı, tüketim grubunun aktif enerji perakende satış bedeli ile limitlenirken, dileyen üreticilere de, ürettikleri kWh elektrik başına belli bir oranda YEKDEM’e katkı bedeli ödeyerek lisanslı faaliyete geçme hakkı tanınmıştır.

FIT modeline göre, devlet, kendi belirlediği kapasiteyi tahsis edeceği yatırımcıları belirlemek üzere yarışma açmak durumunda kalmıştır. Bu yarışma yöntemi 2017 senesinde yayınlanan “Rüzgar ve Güneş Enerjisine dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Önlisans Başvurularına İlişkin Yarışma Yönetmeliği” ile düzenlenmiştir. Buna göre, yarışmalar, YEKDEM’den yararlanılacak fiyat üzerinden açık eksiltme usulü ile yapılmakta ve kapasite en düşük fiyata verilene tahsis edilmektedir. Özetle, ülkemiz, bu mevzuatın yayınlanması ile, güneşte FIT modelinden, düşen fiyatlı ihale modeline geçiş yapmıştır.

Ülkemizde, güneş ekipman üretiminin yerli olarak yapılmasına da önem verilmiştir. Bu yönde ilk teşvik, 5346 sayılı kanunla belirlenen YEKDEM FIT fiyatlarının üzerine, işletmenin ilk 5 yılı süresince eklenecek yerli katkı payı uygulamasıdır. Bu teşvik sadece lisanslı santrallere sağlanırken, lisanssızlar 2016 senesinde bu uygulamanın dışına çıkarılmıştır. 5346 Sayılı Kanun Cetvel II’deki yerli katkı fiyatlarından yararlanabilme esasları 2017 senesinde yayınlanan “Yenilenebilir Enerji Kaynaklarından Elektrik Enerjisi Üreten Tesislerde Kullanılan Yerli Aksamın Desteklenmesi Hakkında Yönetmelik” ile son şekline getirilmiştir. Bundan ayrı olarak, yayınlanan tebliğler ile ithal panellere ilk gözetim uygulaması 2015 yılında getirilirken, seçilen ülkelerden ithal edilecek panellere anti-dumping uygulaması ise 2017 senesinde başlamıştır. Yine ülkemizde yerli ekipman üretimi veya tedariği taahhüdü ile birlikte kapasite açılması ve tahsisine yönelik “Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) Yönetmeliği” de 2016 senesinde yayınlanmıştır. 2017 senesinde yapılan YEKA GES 1 ihalesi ile, 1000 MW GES ve 500 MW/yıl kapasiteli güneş paneli üretim tesisi kurulması ve üretilen elektriğin açık eksiltme ile belirlenen 6,99 cent/kWh fiyattan satılması taahhüdü ile, ilk YEKA belirlenmiştir. 2020 senesinde, 10’ar MW’lık parçalar halinde 1000 MW’lık yeni bir YEKA kapasitesi için başvuru alınacağı duyrulsa da, bu başvurular 2021 yılına ertelenmiştir.

Ülkemizde, batarya depolama tesisleri kurulması ile ilgili düzenlemelere de başlanmış, bu amaçla 2020 senesinde “Elektrik Üretim ve Elektrik Depolama Tesisleri Kabul Yönetmeliği” yayınlanmıştır. Bu yönetmelik ile batarya depolama tesisleri kurulduğu takdirde, kabulünün hangi şartlarla yapılabileceği tanımlanmıştır.