33-TEMİZ ENERJİ KOOPERATİFLERİ VE KİTLESEL FONLAMA

Yenilenebilir enerjinin alternatif finansman yöntemlerinden ikisi temiz enerji kooperatifleri ve kitlesel fonlamadır. En basit olarak, kooperatifleri daha küçük ölçekli, kitlesel fonlamayı da onun daha büyük uzantılı bir uygulaması olarak düşünebiliriz.

Kooperatifler üyeleri tarafından işletilen ekonomik toplumsal dayanışma örgütleridir, yerel ihtiyaçların giderilmesine dönük olukça faydalıdırlar. Bundan dolayı yerel enerji ihtiyacının da karşılanmasına dair alternatif bir yatırım kanalı sağlarlar. Bu noktada, kooperatiflerin güneş enerjisi gibi çatı ve cephelerde de kurulabilen dağıtık bir enerji kaynağının faydasını azami seviyeye taşıyabilecek organizasyonel yapılar olduğunu da söyleyebiliriz. Kooperatifler ortak ihtiyaçlara yönelik demokratik hareket eden gönüllülerden oluşan yerel birimler olarak yenilenebilir enerjiden son derece verimli bir şekilde faydalanabilmektedirler. Güneş enerjisi 2020 itibariyle sistem ve kurulum maliyetleri olarak diğer enerji kaynaklarının önüne geçecek derecede ucuzlamış, son derece erişilebilir hale gelmiştir. Yine de konutlarda güneş enerjisi sistemi kurmak bireylerin kendi bütçelerine bağlı olduğu için her zaman çok mümkün olmamaktadır. Dolayısıyla bu tür, ortak amaca hizmet eden sistemlerin fonlamasında kooperatifler en ideal kaynaklardan biridir.

Kooperatifler eliyle yapılan yatırımlar, yerel farkındalığın da önemli bir göstergesidir, enerji politikalarının şekil almasında öncü rol üstlenirler, kamu ve özel sektör teşkilatlarına göre daha kısıtlı yapılanmalar olmalarına rağmen etki güçleri daha yüksektir. Kooperatifler sadece şehir içinde değil, kırsal bölgelerin kalkınmasını da teşvik eden kritik aktörlerdir.

Enerji kooperatifleri, tabiatları itibariyle kar gütmeden, en uygun maliyetle enerjiye erişimi eşit bir şekilde sağlamaya çalışırlar, aynı zamanda yenilikçi teknolojiler konusunda da öncü bir rol üstlenirler. ABD’deki Kooperatif Araştırma Ağı’nda yeni teknoloji araştırmalarına destek olmakta, Danimarka Kooperatifleri teknolojilerin gelişimi konusunda yenilikçi öneriler getirmektedirler.

Yerel daha küçük ölçüde teşkilatlar olabilmekle birlikte, daha bölgesel düzeyde büyük ölçekli temiz enerji kooperatif oluşumları da mevcuttur. Bu teşkilatların temiz enerjiye dönüşüm yolunda dünyada var olan pek çok örneğinden de yola çıkarak önemli bir katalizör olduğunu söyleyebiliriz. Temiz enerji kooperatifleri ayrıca bölgedeki enerji ihtiyacına yönelik en doğru saptamayı yapabileceği için, bölgesel kayıpları azaltma konusunda da önemli rol oynarlar. Bölgenin ekonomik yapısına katkıda bulunarak, yerel kalkınmanın gerçekleşmesine öncülük ederler.

Türkiye’de yenilenebilir enerji kooperatiflerinin kurulabilmesi 2013 tarih ve 28783 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik“ ile 2016 tarih ve 29865 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile olası kılınmıştır. Ülkemizde ilk YEK 2014 yılında kurulmuş ve 2018 yılı itibarıyla sayıları 22’ye ulaşmıştır. Ancak Lisanssız Elektrik Yönetmeliği’nde Mayıs 2019’da yapılan değişiklikten önce aynı dağıtım bölgesinde bulunan elektrik tüketicileri bir araya gelerek kurdukları kooperatifler aracılığıyla elektrik ihtiyaçlarını giderebilirken “ortak sayaç” zorunluluğunun getirilmesiyle birlikte farklı adreslerde bulunan tüketicilerle yenilenebilir enerji kooperatifleri üretim yapamaz hale gelmiştir.

Kitlesel fonlamaya ise kooperatifçiliğin bir adım daha ötesi olarak yaklaşabiliriz. Kitlesel fonlama temiz enerji yatırımlarının doğasına uygun çok daha dinamik ve katılımcı bir olanak sağlamaktadır. Bu şekilde girişimciler yatırımlarını, tüketiciler ve temiz enerji yolunda katkı sağlamak isteyen vatandaşlar aracılığıyla fonlayabilmektedir. Böylelikle temiz enerji yatırımları, ortak bir amaç doğrultusunda bunu destekleyen çoğulcu bir yaklaşımla hayata geçmektedir. Kitlesel fonlama temiz enerji dahil tüm alanlarda, 2019’da 13.9 milyar dolar bir değer yaratmış olup, 2026’da bu değerin 39.8 milyar dolara erişeceği düşünülmektedir (Statista).

Gerek kriz gibi makro etkenlerden, gerekse özellikle dağıtık yapıdaki yenilenebilir enerji projelerinin geleneksel finansman yöntemleriyle kısıtlı kalmasından dolayı, kitlesel fonlama temiz enerjinin büyümesinin devam etmesi yolunda katkı sağlayacak verimli bir alternatif fonlama yöntemidir.

Kitlesel fonlamanın yasal düzenlemeler bazında bağış temelli, ödül temelli, eşdüzey iş ve tüketiciler arasında (peer-to-peer), sermaye temelli olmak üzere 4 türünden bahsedebiliriz. Bu dört kitlesel fonlama türü hakkındaki düzenlemeler ülke bazında değişiklik gösterebilmektedir.