34-ENERJİ POLİTİKALARI

Dünya düzeninin sağlanmasında ve devamlılığının tesis edilmesinde enerjinin rolü kilit önemdedir. Ülkeler düzeyinde bakacak olursak, enerji politikaları var olan düzenin işlemesi, geliştirilmesi ve güçlendirilmesi çerçevesinde şekillendirilir. Bir ülkenin arz güvenliğinin sağlanması, ekonomik büyümesini sağlayacak yönde enerji arzının yönetilmesi, nasıl bir enerji politikasına sahip olduğuyla birebir ilintilidir.

Enerji politikaları bir ülkenin ekonomi politikası, dış politikası, ulusal kalkınma hedefleri, iç ve dış güvenlik politikalarıyla etkileşim halinde şekillenir. Enerjiye uygun maliyetle, güvenli, sürdürülebilir ve çevreye uyumlu bir şekilde ulaşılmasını hedefler.

Yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelim, kaynaklarını hızla tüketen bir dünya düzeninde yeni benimsenen döngüsel ekonominin de en önemli aşamalarından biridir. Doğası itibariyle kendini yenileyebilen ve doğal süreçler sonucu sürekli oluşan bu temiz kaynakların ekonomiye katılma süreci de enerji politikasının her daim canlı tutulması ve tartışılması gereken detaylarını içermektedir. Bu detaylar, fosil enerji kaynaklarından yenilenebilir enerji kaynaklarına olan dönüşümün sosyal, ekonomik ve çevresel düzeyde analizini, endüstriyel yan ürünlerin tekrar işlenerek kullanımını, enerji depolamada kullanılacak bataryaların kullanım alanları, bertarafı gibi konuları içermektedir.

Özetle günümüzde enerji politikaları aşağıdaki ana maddeler çerçevesinde şekillenmektedir:

– Arz güvenliğini tesis etme
– Ucuz, güvenilir, sürdürülebilir enerji sağlama
– Çevresel hedefler
– Ekonomik hedeflerine hizmet etme
– İç ve dış politika

Bir ülkenin ekonomik refah seviyesi enerji politikalarında çok belirleyicidir. Zira, ekonomik refah seviyesi düşük, elektriğe erişimi halihazırda sınırlı seviyede olan üçüncü dünya ülkeleri için ucuz maliyetli enerji tedariki en öncelikli hedeftir. Ancak gelişmekte olan ülkeler giderek düşen maliyetleriyle en uygun enerji tedarikini sağlayan temiz enerji kaynaklarına öncelikli olarak yer verebilmektedirler. Güneş enerjisi santralleri yasa ve mevzuatlar kapsamında ihtiyaca göre çeşitli ölçeklerde kurulabilmektedir. Ayrıca depolama maliyetlerinin düşmesi ve teknolojisinin gelişmesiyle birlikte hibrit sistemler oluşturulabilmektedir. Bu sistemler geleneksel merkezi sistemlerin yerini alarak dağıtılmış enerji kaynakları olarak birçok alanda olduğu gibi tarım bölgelerinde de elektrik ihtiyacını karşılayabilen bir kaynak haline gelmektedir.

AB’nin Yeşil Mutabakat kapsamında sera gazı emisyonlarını düşürmek ve Paris İklim Anlaşması hedeflerine ulaşmak için izleyeceği koordineli yaklaşım son derece önemlidir. Bu kapsamda yenilenebilir enerjilerin ve enerji verimliliğinin desteklenmesine odaklanan bir enerji politikası yürütülmektedir.