41-GÜNEŞ ENERJİSİ SEKTÖRÜNDE DİJİTALLEŞME ve BLOCKCHAIN

Günümüz Internet dünyasında birçok alanda (multimedya, haberleşme, web arayüzü vb.) veri transferi yapılmaktadır. Blockchain kelimesi ilk olarak Satoşi Nakamoto’nun 2008 yılında yayınlanan orijinal Bitcoin başlıklı makalesinde dile getirilmiştir. Yayınlanan bu makale ile birlikte dünyada yeni bir uluslararası para biriminin varlığından bahsedilmeye başlandı. Bitcoin, başlangıçta sadece para olarak bilinirken, sonradan olduğu Blokzincir teknolojisinin daha genel kullanım alanları olabileceği farkedilmiştir. En genel ifadeyle, blokzincir, merkezi bir sunucunun veya güvenilir bir otoritenin kaldırılmasına olanak sağlayarak, merkezi güvenin internet ortamında dağıtılmasına denir.

Dijitalleşme veya tam Türkçe ifadesiyle sayısallaşma, elde bulunan veya elde edilecek verilerin, bilgisayarların anlayıp işleyebileceği ortama çevrilmesi sürecine verilen isimdir. Günümüzde, teknolojik ilerleme ile neredeyse eş zamanlı kullanılan dijitalleşme, dijital devrimin geldiği son noktada, yapay zeka, makine öğrenmesi, bulut veri saklama teknolojileri ve nesnelerin interneti gibi ana başlıklarla ilerlemektedir. Dijitalleşme, özellikle enerjide, elektrik şebekesinin değişik unsurlarının birbirleriyle internet üzerinden sürekli haberleşmesine ve gerekli müdahalelerin otomatik olarak yapılmasına da olanak sağlamakta; böylece kesintisiz arz güvenliği için kritik önem arz etmektedir.

Güneş enerjisi sektörü de, teknolojideki dijitalleşmeden pek çok alanda faydalanmaktadır. Bugün enerji üretim santralleri, iletim ve dağıtım şebekesi bileşenleri, birbirleri ile sürekli haberleşen SCADA sistemlerini içermektedirler. Böylece santrallerin ve şebekenin tüm teknik verileri, anında ulaşılabilir ve işlenebilir bir yapıda bulunmakta, aynı zamanda daha sonra kullanılmak üzere de sürekli ve kesintisiz saklanabilmektedir.

Güneş enerjisi sektöründe dijitalleşme ile çok küçük boyutlu santrallerin şebeke entegrasyonu ve işletmesi kolaylaşmış; böylece üreten tüketici (prosumer) sayıları artmıştır. Bu artış ile birlikte, anında tüketilmeyen fazla elektriğin ticareti de yine dijitalleşme süreci ile otomatikleşmiş ve mümkün hale gelmiştir. Özellikle mikro şebekeler boyutundaki bu elektrik ticaretinin yönetilmesi için en pratik yol, kayıt zincir (blockchain) yapıları olarak görülmekte ve dünyanın pek çok yerinde bu sistem uygulamaya geçmektedir.

Güneş enerjisi, her lokasyondan erişilebilir olması sebebiyle, mikro şebekelerde elektrik üretilmesi ve ticaretine en uygun kaynaktır. Bu anlamda da, enerjide dijitalleşmenin en yeni uzantılarından biri olan kayıt zincir uygulamaları ile ismi artık ayrılmaz bir bütün olmuştur. Kayıt Zincir altyapısı sayesinde, mikro şebekeler dahilinde üreten tüketiciler, güneşten elde ettikleri enerjinin fazlasını satabilmekte, yeterli güneş olmadığında ihtiyaç duyduklarında elektrik satın alabilmekte ve bu alış satış işlemleri kayıt zincir altyapısını kullanan tüm diğer üretici ve/veya tüketiciler ile senkron şekilde ilerleyebilmektedir.