32-BELEDİYELER VE KENTSEL DÖNÜŞÜM

Belediyeler, yerel yönetim birimleri olarak bölgenin koşullarına en hakim organlardır. Nüfus yoğunluğu, hızla gelişen teknoloji, yıpranma, çevresel, altyapısal ve ekonomik ihtiyaçlar şehirlerin bu yeni oluşan şartlara uyumlu olmasını zorunlu kılmaktadır.

Çok boyutluluğuyla oldukça kapsamlı bir konu olan kentsel dönüşümde enerji, mevcut yapılar ve yeni yapılar için ayrı kriterler ve standartlar içinde ele alınmaktadır. Örneğin yeni üretilen projelerin Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği’nde de geçen TS 825 standardının getirdiği kriterler uyarınca planlanması gerekmektedir.

Kentsel dönüşüm kapsamında yapılacak binalar için talep edilen ek kriterlerden bir kısmı aşağıdaki gibidir;

– Bina bulunduğu konum itibariyle çevresel şartların etkileri dikkate alınarak ısıtma, soğutma, havalandırma ve aydınlatma imkanlarından en üst düzeyde yararlanacak şekilde hayata geçirilmelidir.
– Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılmasının imkanı araştırmalıdır.
– Mimari proje ısı yalıtım projesiyle uyum içinde olmalı, ısı yalıtım projesinin destekleyecek detaylara sahip olmalıdır.

Kentsel dönüşüm kapsamına giren, en başta kamu binaları olmak üzere tüm binalarda yenilenebilir enerji kaynakları ve kojenerasyon sistemlerinin kullanımı önerilmektedir. Bu doğrultuda çatılara ve cephelere kurulumu yapılabilen güneş enerjisinin binalara adapte edilebilecek en uyumlu kaynak olduğu rahatça söylenebilir. Güneş enerjisi sistemleri yüksek katlı, çok daireli binalarda çatıları elverişli ise binaların aydınlatma gibi genel giderlerini karşılayabilecek şekilde, genel enerji tüketimine yönelik olarak kurulmaktadır.

Binalar için zorunlu olan Enerji Kimlik Belgesi, 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu ve buna bağlı Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği’ne göre düzenlenmektedir. Enerjinin ve enerji kaynaklarının etkin kullanılmasını, enerji israfının önüne geçilmesini önlemek için binanın enerji ihtiyacı, enerji tüketim sınıflandırması, sera gazı salım seviyesi, yalıtım özellikleri, ısıtma ve soğutma sistemlerinin verimine ilişkin bilgileri içeren belgedir. Daha düşük bir enerji verimlilik seviyesinde bir bina iskan ruhsatı alamamaktadır. Mevcut binalar, enerji verimlilik değerlendirmelerine uygun olarak A’dan G’ye kadar her sınıfta belge alabilmektedirler. Belgeler 10 yıl için geçerli olup, bu belgeye sahip olmayan binaların alım-satım ya da kiralama yapmasının önü kapanmış durumdadır.

Uluslararası Yenilenebilir Ajansı’nın 2016 yılında yayınlanan raporuna göre ise 2030 yılına gelindiğinde, şehirlerdeki enerji ihtiyacının, %35 artacağı öngörülmektedir (IRENA, 2016b). Artan enerji ihtiyacı ile beraber iklim değişikliği de şehirlerdeki yaşamı olumsuz yönde etkilemektedir. İklim değişikliğine bağlı yağış desenlerinin değişmesi, su seviyelerinin yükselmesi ve mevsimlerde meydana gelen kaymalar, özellikle geçim kaynakları tarıma dayalı olan şehirlerde, yerel ekonomi ve yaşam standartlarını zorlaştırmaktadır. Bu bağlamda şehirlerde enerji ihtiyacının karşılanması ve iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin azaltılmasına yönelik yerel düzeyde alınan kararlar ve önlemler de günden güne önem kazanmaktadır.