31-AKILLI VE YEŞİL ŞEHİRLER

2007 yılında ilk defa dünya nüfusu ağırlığı kırsaldan şehirlere kaymış ve şehirlerdeki bu yoğunluk gün geçtikçe artmaya devam etmiştir. 2050 itibariyle dünya nüfusunun üçte birinin şehirlerde yaşayacağı öngörülmektedir. Dolayısıyla ülkeler özellikle büyük şehirlerinin altyapılarını, bu nüfus yoğunluğunu barındırabilecek şekilde gözden geçirmekte ve adapte etmektedir. ‘Nesnelerin Interneti’nin (Internet of Things) ve dijital altyapının gelişimi, birbiriyle konuşabilen altyapıları desteklemiş, bu anlamda şehirleri de akıllı hale getiren uygulamaların önünü açmıştır.

Akıllı şehirler dijital altyapılarla temellendiren akıllı enerji, akıllı şebeke, akıllı yönetim ve eğitim, akıllı binalar, akıllı ulaşım gibi uygulamaları kapsamaktadır. Bu uygulamalar birbirleriyle ne kadar entegreyse, şehir kaynakları yoğunlaşan nüfusa hizmet edecek şekilde o denli verimli kullanılmaktadır.

Güneş enerjisi şebeke ölçeğinde kurulabilen bir teknoloji olmasının yanı sıra, evlerde çatılar üzerinde öztüketime yönelik olarak da planlanabilen bir teknoloji olarak şehir hayatına dahil olmuş, ürettiğin yerde tüket prensibiyle akıllı şehirdeki verimlilik prensibine tam uyum sağlamıştır.

Uzaktan kontrol edilebilen ev otomasyon sistemlerine entegre olmuş güneş enerjisi santrali, nötral bir enerji kullanımına olanak vermektedir. Otomasyonun olduğu meskenler, enerji verimliliği uygulamaları ve ucuzlayan maliyetleriyle enerji depolama sistemleri akıllı şehir altyapısını çok daha etkin hale getirmektedir.

Ülkemizde Akıllı Şehirlere yönelik politika adımları 2000’li yıllarından beri atılmaktadır. Buna yönelik ilk politika Ulusal Bilim ve Teknoloji Politikaları Strateji Belgesi’nde yer almış, yaşam kalitesini yükseltme hedefi çerçevesinde ulaştırma sistemlerini geliştirmek hedeflenmiştir. Sonrasında takip eden politika belgelerinde akıllı şehirlere yönelik diğer alanlar da kapsam altına alınmıştır. Son olarak, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 2020-2023 yılları arası döneme yönelik bir ‘Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı’nı ortaya koymuştur. Bu strateji ve eylem planı Akıllı Şehir Yönetimi ve Akıllı Şehir Uygulamaları olmak üzere iki başlık halinde ele alınmıştır. Bu plan doğrultusunda etkin bir akıllı şehir ekosistemi oluşturmak hedeflenmektedir.

Dolayısıyla şehirler aynı zamanda iklim değişikliğinin kontrol altına alınmasında en önemli faktörlerden biridir. Şehirleşme ile birlikte gelişen teknoloji enerji tüketimini olumsuz etkilediği kadar azaltılması için de birçok seçenek sunmaktadır. Özellikle binalarda ‘enerji verimliliği önlemleri’ ile maliyetler düşürülebilir, yerel istihdam artırılabilir; yerel ve küresel kirlilik azaltılabilir, enerji bağımlılığı düşürülebilir ve sosyal yaşam koşulları iyileştirilebilir.