Küresel İklim Krizi ve Güneş Enerjisi Sektörüne Etkisi

Solarbaba’nın iklim krizini ve güneş enerjisi sektörüne yansımalarını konuşmak amacıyla düzenlediği “Küresel İklim Krizi ve Güneş Enerjisi Sektörüne Etkisi” başlıklı yayını 24 Mart Çarşamba günü online gerçekleşti.

Solarbaba’nın ev sahipliğini yaptığı yayında SEFIA’dan Bengisu Özenç, CAN Europe’tan Özlem Katısöz, Life Enerji’den Ramazan Aslan, EkoIQ’dan Barış Doğru, Solar 3GW’tan Özge Özeke ve Yusuf Bahadır Turhan konuşmacı olarak yer aldı.

Özlem Katısöz, Paris Anlaşması’yla hızlanan küresel iklim politikalarının geldiği noktada yeni bir oyun kurulduğunu belirtirken “İklim krizi çevre boyutunu aşıp artık kalkınma meselesi haline geldi, Avrupa’da da görüldüğü üzere iklim krizi diplomasi çerçevesinde kalkınma ve büyümenin eksenine oturdu. Türkiye, Paris Anlaşması’nın ilk imzacılarından olmasına rağmen hala onaylamadığı için bu diplomasiden uzak kalabilir. Avrupa ve ABD iklim krizi konusunda girişimde bulunurken, yeni bir düzen küresel ve kollektif bir sorumluluğu da beraberinde getiriyor. Türkiye olarak mevcut yenilenebilir enerji potansiyeline rağmen bu tartışmaların dışında kalıyoruz ancak finansal ve politik açısından bu dönüşüme ayak uydurabilmeli, bu dönüşüm fırsatıyla beraber iklim krizi için ilk adımı atmalı ve enerji dönüşümü gibi konuları büyüme politikalarında merkeze almalıyız.” ifadelerinde bulundu.

Bengisu Özenç, uzun zamandır iklim değişikliği ve Covid ile birlikte bir dönüşüm içinde olduğumuzu belirtirken “Türkiye olarak iklim değişikliğiyle mücadeleyi ilk etapta çok maliyetli olarak ele aldık fakat dönüşmemenin maliyetini biraz daha geç konuşmaya başladık. İklim değişikliğine geç kalmamız nedeniyle alacağımız önlemlerin maliyeti ön plana çıktı. Bununla birlikte fırsatlardan konuşmaya başladık, dönüşmenin getireceği fırsatları düşünürsek: sanayinin getireceği yüksek katma değerli üretim fırsatları ve sağlayacağı istihdamları sayabiliriz. Covid sonrası bu durgunluktan hangi politikalarla çıkacağımız tartışılmaya başlandı. Yenilenebiliri destekleyen, enerji verimliliğini destekleyen paketler ülkeler tarafından yaygınlaştırıldı. Toparlanma tartışması bir anda ‘Yeşil Toparlanma’ya dönüştü. Önümüzdeki toparlanma döneminde Covid politikalarımızı bununla bağdaştırmak çok önemli, bu kaynakları bizim bir sonraki evreye geçmemiz için kullanılabilir. Diğer ülkeler farklı bir yöne giderken biz geçmişe döneceğiz ya da ilerlemek üzere düşük karbonlu bir gelecek kuracağız.” şeklinde düşüncelerini belirtti.

Barış Doğru, şu anki yayınların karar vericiler için olduğunu, Z kuşağı için kapsayıcı olmadığını anlatırken “İklim dili, kamusal iletişim tarafına giriyor ve çok fazla sorunumuz var. Hatta o kadar büyük bir sorunumuz var ki Greta Thunberg kendi iletişim yöntemini benimsedi. İklim kriziyle ilgili korku iletişimi insanları yaklaştırmıyor tam tersi uzaklaştırıyor. İklim krizi konusundaki tehlikeleri anlatmak önemliydi ancak insanlar sistemlerin değişeceğine inanmaktansa dünyanın yok olacağına daha kolay inanıyorlar. Yeni bir toplumsal düzene aşama olarak görülmesi, bu şekilde anlatmak, bu şekilde yaklaşımı değiştirmek daha büyük bir önem taşıyor. Şirketlerin denetlenmesi faaliyet raporları aracılığıyla daha fazla yaygınlaşacak, karbon azaltım hedefleri daha büyük önem taşıyacak. İlerde taahhütlerini yapamayan şirketlerin gençler tarafından denetleneceğine inanıyorum.” şeklinde açıklama yaptı.

Ramazan Aslan, iklim değişikliğine yönelik yenilenebilir enerjinin özellikle güneş ve rüzgarın en ucuz teknoloji olduğuna dikkat çekti. “Bundan sonraki politikaların kurulabilmesi, net sıfır hedeflerinin konulabilmesi için yenilenebilir enerji teknolojilerine dikkat edilmesi gerekiyor. Bunun yanında yenilenebilir enerji teknolojilerinin hava kalitesine, su kalitesine yaptığı katkıyı düşünmeliyiz. İklim değişikliği kaygısı Ar-Ge çalışmalarını hızlandırdı bu da son 10 yılda inanılmaz bir fiyat düşüşüne sebep oldu. Bugün içinde bulunduğumuz iklim değişikliği söylemi de yenilenebilir enerji rüzgarını arkasına alarak güçlü bir şekilde öne çıkmaya başladı. Gelişmiş ülkeler net bir hedef koymasa bile 2030’da 2040’ta yenilenebilir enerjiye geçişini hızlandıracağını söylüyor, sektörün de bakış açısının bu noktada olması önemli. Avrupa Birliği’nin çözümlerine göre karbon kaçağına artık tahammül kalmadı, artık ihracat yapan ülkelerin bu koşullara dikkat etmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Yusuf Bahadır Turhan, dünyanın ilk defa iklim kriziyle karşılaşmadığını, daha önce de türlerin yok olma noktasına geldiğini belirtirken “Sektörümüzün kapitalist rekabet içine girmeden, misyon sahibi bir sektör olarak küresel iklim krizine karşı görevlerimizi yerine getirmeli, gelecek nesillerin yanında kendi geleceğimizi de düşünmemiz gerekiyor. Güneş enerjisinin sadece ucuz bir yenilenebilir enerji kaynağı olarak düşünmemeli, temiz enerji kaynağı olduğunu da unutmamalıyız. Solar 3GW olarak en çok kendimize misyon edindiğimiz şey iklim krizinin farkındalığını artırmak oldu. Bir yandan Paris Anlaşması’nı imzaladık ancak onaylamadık, yine yapmamanın değil yapmanın maliyetini düşünmeye başladık. Paris’i onaylamadık peki karşılığında ne yaptık? Adım adım stratejik plan belirleyip politikamızı belirleyemedik. Bunun yanında diğer ülkeler bu konuda çalışırken biz hala kömürlü termik santral yatırımına devam ediyoruz.” şeklinde devam etti.

Özge Özeke, iklim krizinin daha çok farkında olmamız gerektiğini dile getirdi. “Küresel iklim krizinin oyuncuları artık global oyuncular, yakın ülkelerde olan kirliliği ve değişimi biz de yaşıyoruz. Bu nedenle bu konuyu içselleştirip konunun üzerine gitmeliyiz. Biz çalışmalarımızı bu yönde yapmaya özen gösteriyoruz. Bu dönüşüm reform gerektiren, belli bir planlama gerektiren bir dönüşüm. Hala kömürlü termik santrallere lisans ve teşvik veriliyor. Yanlış verilen artık geçerliliği kalmamış kararlar almaya devam ediyoruz. Enerji dönüşümüyle birlikte yatırımlarımızı da belli bir somut plan içinde dönüştürmemiz gerekiyor. Küresel iklim krizinin güneş enerjisi sektöründeki değer zincirine olan etkisini de göz ardı etmememiz gerekiyor.” açıklamalarında bulundu.

Yayının devamı için: https://www.youtube.com/watch?v=r69llugH3Tg