Enerji Depolamanın Geleceği

Enerji depolama konusunda teknolojiler her gün daha hızlı gelişiyor. Dünyanın birçok bölgesinde kullanımı artık yaygın olarak başladı. Şebeke tipi büyük pilleri, ev tipi depolama ünitelerini artık birçok yerde görebiliyoruz.

Dünyada güneş panelleri ile depolama sistemleri entegrasyonu uygulamaları tüm dünyada daha da yaygınlaşması bekleniyor. Yüzlerce firma farklı tipte kimyasal kullanarak daha verimli ve ucuz hammaddeden pil üretmek için uzun yıllardır Ar-Ge çalışması yapıyor. Bu firmalardan birkaçı ticari uygulaması olmakla birlikte hala lityum-iyon tipi piller kadar yaygınlaşmadı.

Lityum iyon dahil pillerin maliyetlerinin önümüzdeki yıllarda çok ciddi şekilde düşmesi öngörülüyor. Özellikle lityum iyon ve ona alternatif pil teknolojileri konusunda Dünyada Japonya, Çin ve Kore başı çekiyor. Depolama konusunda Türkiye daha işin çok başında. Mevzuatının da buna uygun hale getirilmesini beklenmektedir. Ülkemizde yenilenebilir, temiz enerji sistemleri ile depolama sistemlerinin birlikte büyümesi, gelişmesidir.

Tekrar global ölçeğe bakacak olursak enerji depolaması modern dünyamızın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Batarya ile enerji depolama sistemleri ,bugün enerji şebekesinin toplam kısmının% 5’inden azını temsil ediyor. Ancak, hızla büyüyor ve Li-iyon kimyaları, çeşitli enerji depolama uygulamaları için tercih edilen teknoloji olarak baskın. Bunun nedeni, daha fazla esneklik ve kurulum kolaylığı sağlayan yüksek enerji yoğunlukları ve daha küçük boyutları ve ağırlıklarıdır. Bugün hayatımızda enerji depolama deyince İlk akla gelen örnekler , elektronik eşyalarda yaygın kullanılan lityum iyon (Li-ion) pil ve elektrikli araçlar (EV’ler)

Enerji depolaması, iklim değişikliğini azaltmanın anahtarı olarak tanımlanmıştır. Enerji depolaması yoluyla enerjiyi daha etkin kullanabilir ve karbon emisyonlarını en aza indirebiliriz. Sweco’nun “Future Energy Strage “ raporuna göre küresel ısınmayı 2 ° C’nin altına sınırlamak için enerji depolama kapasitesinin 2050’de 450 GW’a çıkarılması gerekmektedir.

Enerji depolanarak güvenliğine sahip daha dayanıklı ve esnek enerji sistemlerini oluşturulabilir.. Tüketci açısndan enerji depolama, enerji kullanımının ve maliyetlerinin daha iyi kontrol edilmesini sağlar. Özel sektör için enerji depolama, sunulan hizmetlerin sürekli yenilenmesiyle yeni iş fırsatları yaratabilir. Bunlar, hizmet olarak enerji depolayan işletmelerden depolama sistemleri, şarj istasyonları ve sanal enerji santrallerinin kurulumuna kadar genişleyen piyasa aktörlerine kadar değişebilir.

Enerji sisteminde ve ulaşım sektöründe hızlı bir bir geçiş var. Düşen rüzgar, güneş ve pil maliyetleri, rüzgar ve güneş enerjisinin bugün% 7 iken 2040 yılında dünya elektriğinin neredeyse% 40’ını oluşturacağı bekleniyor. Bu arada, elektrikli binek araçlar bugünkü yüzde yarısından daha az bir oranla 2040 yılına kadar küresel binek araç filosunun üçte biri haline gelebilir . Tüm bunlar pil üretim sektörüne büyük bir ölçek katabilir. Bunlara ek olarak yakında bunlara hidrojenle çalışan daha fazla yakıt hücreli araç katılabilir. Tüm bu araçların kullanımı arttıkça ve yenilenebilir enerji sistemlerinde de şarj olması ve gerektiğinde enerjiyi mikro şebekenin piline besleyebilmesi hayal değil, düzenlemelere ihtiyaç var. Elektrik sistemindeki daha yüksek yenilenebilir üretim oranını dengelemek için depolama talebi artacaktır. Bu değişken arz ve talep dengesini yönetmek için piller giderek daha fazla tercih edilecek.

Hem sabit depolama hem de elektrikli taşıma sektörlerinden gelen pillere olan yüksek talep, pil üreticileri ve lityum, kobalt ve nikel gibi bileşen metallerin madencileri için büyük bir fırsat sağlayacaktır.

2040 yılına kadar beklenen enerji depolama kurulumları :
-Batarya teknolojilerinin kurulum maliyetlerindeki oranı (2016 and 2030)
-Farklı batarya teknolojilerinin döngü sayıları -maliyet değişimi (2016 and 2030)

Daha fazla kişi ve kuruluşun enerji depolama sistemlerini kullanmasını bunu kolay sağlamak için öncelikle bu sistemlerin erişilebilir maliyelere getirilmesi gerekmektedir. Teknolojik gelişmelerin hızla bunu sağlamaya yönelik ilerlediğini görebiliyoruz. Buna ek olarak, hizmet / değer öneren iş modelleri ile birlikte olarak tasarlanması halinde de, enerji depolama, yüksek ilk yatırım maliyetlerinin dezavantajlarını yok edecektir.