Mustafa Herdem Ekonomist dergisinin sorularını yanıtladı

Gumbel Group Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Herdem Ekonomist dergisinin sorularını yanıtladı.

Gumbel Group’un kuruluş öyküsü hakkında bilgi verir misiniz?
Gumbel Group olarak 2011 yılından bu yana Türkiye enerji sektöründe güneş enerjisi santrallerinin yatırım, danışmanlık, bakım onarım, EPC, online satış ve toptan satış faaliyetleri gerçekleştiriyoruz. Beyaz ve mavi yakalı olarak toplam 55 kişilik bir ekibiz. Gerek kurulumunu gerçekleştirdiğimiz santrallerle gerekse kendi santrallerimizle ülkemizde güneş enerjisinin yaygınlaşmasına katkıda bulunuyoruz. Temiz ve sürdürülebilir bir kaynak olan güneşten elektrik üreterek ülkemizin cari açığının kapanmasına da katkı sağlıyoruz.

Bünyenizde hangi şirketler yer alıyor, faaliyet alanları neler?
Bugün için Gumbel Enerji, Heran Enerji, Elseroof Enerji, Güneşfix Enerji ve Else Enerji şirketleriyle faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Güneş enerjisi alanında yazılım ihtiyacımızı kendi bünyemizdeki Gumbel Yazılım ile yürütüyoruz, bunun yanı sıra bir de Ar – Ge faaliyetlerimizi devam ettirdiğimiz bir laboratuvarımız, solar ürünlerin online satışını gerçekleştirdiğimiz bir e-ticaret sitemiz mevcut. Bunların yanısıra, güneşten aldığımız enerjiyi kültürel kazanıma dönüştürme amaçlı kurduğumuz bir yayınevimiz var.

Grup bugüne kadar (kaç yılda) ne kadarlık bir kurulum yaptı?
Kurulduğumuz günden bu yana toplam 22 şehirde 66 farklı lokasyonda toplam 285 MW kurulu güce sahip santrallere imza attık. Bahsekonu 285 MW düzeyindeki kuruluma kendi GES yatırımlarımız da dahildir.

Kendi GES’leriniz nerde? Ne kadarlık kapasiteye sahip?
Şanlıurfa ve Çankırı’da 3 farklı noktada toplam 18 MW kurulu güce sahip 3 adet arazi güneş enerjisi santralimiz var. Bu sayede her sene 8500 kişinin yıllık elektrik ihtiyacını karşılıyoruz.

Genel merkezimiz çatısında yer alan sistemden enerjisini elde etmektedir. Şu anda Ankara’da OSB içerisinde yer alan fabrikamızın çatısına da güneş enerji santralimizi kurmaktayız.

Bugüne kadar kimler için santral kurulumu gerçekleştirdiniz?
Bu soruya cevap vermeden önce bir hususun vurgulanmasında yarar var. Güneş yatırımları 2013 yılında ülkemiz için oldukça yeni bir olguydu ve bugüne göre çok daha pahalı idi. O yıllarda yatırım yapanlar için 13.3 USD Cent/kWh devlet alım garantisi olmasına rağmen 8 yılda bir yatırım geri dönüşüne yatırım yapmakta idi. Kısacası, güneşin geleceğinin soru işaretleri ile dolu olduğu bir ortamda yatırımcıları geçmiş referans olmaksızın ikna etme zorluğu söz konusuydu. Güneş enerjisindeki potansiyele inanan ve yola koyulan ilk firmalardan biri olarak bu zorluğu sonuna kadar yaşadık ancak aşmasını bildik.

Böylesi bir ortamda ilk kaydadeğer projelerimizi 2013 yılında sanayicilere ve madencilere yapmaya başladık. İlk büyük projemiz an itibariyle 8. Yılını doldurmuş olan bir çatı üzeri GES kurulumuydu. Bahsekonu kurulumun ardından devam eden iki yıl boyunca sanayiciler için çatı projeleri, diğer müşterilerimiz için arazi projeleriyle yola devam ettik ve yıllar içerisinde yatırımcı profilimizi çeşitlendirdik.

Bugün itibariyle, yatırımcı profilimizde; sanayiciler, madenciler, market zincirleri, otelciler, yatırım şirketleri, müteahhitler ve savunma sanayi firmaları yer almaktadır. Yurtiçinde ve yurtdışında elektriğini güneşten üretmeyi tercih eden onlarca firmanın GES kurulumlarında yer alarak yatırım, danışmanlık, bakım onarım, EPC gibi hizmetler sunmaktayız.

Neden faaliyet alanı olarak enerjinin güneş tarafı seçildi?
Güneş bugünün ve geleceğin enerjisidir. Güneş, teknoloji ve dijital yenilikleri ışığında neredeyse sonsuz bir enerji kaynağı olarak öne çıkıyor. Güneş enerjisine yatırım yapan ülkelerin başında gelen Çin ve Almanya’nın bu alanda sürdürülebilir bir şekilde yatırım yapmaya devam ettiklerini görüyoruz. Bugün için Türkiye’nin toplam elektrik ihtiyacının %3’ü güneşten karşılanıyor. Ancak potansiyelimizi düşündüğümüzde bu yeterli değil. Güneşten elektrik üretmenin verimliliğe en büyük etkisi tüketilen noktada elektriğin üretilmesi, iletim ve dağıtım hatlarında oluşan kaybın önüne geçmek için ciddi bir önem arz ediyor. Dolayısıyla güneşe olan ilgi arttıkça elde edilen enerji de ülke ekonomisine artı değer olarak yansıyacaktır. Bu yüzden yüzümüzü güneşe dönerek faaliyetlerimizi güneşe odakladık.

Önümüzdeki döneme ilişkin hedefleriniz neler?
Geçen sene toplam 400 MW değerindeki 112 projeye teklif verdik. Ancak pandemi dolayısıyla süreçler, birçoğunda ister istemez beklemeye alındı. Tahmin edilebileceği üzere, yeni yılın ilk projeleri bu şekilde beklemeye alınan projelerden oldu. Beklemeye alınan diğer projelerin aktif hale gelmesini bekliyoruz. Bir taraftan da yeni projelere farklılaştırılmış ve yenilikçi modeller ile teklif vermekteyiz. 2021 için hedefimiz 100 MW GES kurulumu yapmak. Bunun yanı sıra Afrika ve Avrupa’ya ihracata başlayıp el sıkıştığımız projeleri tamamlamak istiyoruz.

Şirket merkezimiz kendi elektrik ihtiyacını güneşten karşılıyor, bunun yanı sıra kendi yatırımımız olan Güneş enerji santrallerimizde de güneşten elektrik üretmeyi sürdüreceğiz.

Bu yılki yatırım planlarınız neler?
2021 yılı için toplamda 6 MW yine güneş enerji santrali yatırımı yapmayı planlıyoruz. Böylelikle mevcuda ilave 3545 kişinin yıllık enerji ihtiyacını karşılamayı planlıyoruz. Ülkemizde yapılacak olan Mini YEKA ihalesinde de başarılı bir teklif verebilirsek 10 MW bir pay almak istiyoruz. Güneş enerjisi sektöründe bir ilk diyebileceğimiz, güneş sektörüne yönelik geliştirdiğimiz yazılımın ilk lansmanını da sene sonuna doğru yapılacak EIF 2021’de gerçekleştireceğiz.

Çalışan sayınız, bu yıl işe alım planlıyor musunuz? Kaç kişi?
Toplam 55 kişiyiz; çalışanlarımızın 22’si beyaz yakalı ve 33’ü de mavi yakalı olarak görev yapıyorlar. 2021 yılında gerçekleştireceğimiz projeler çerçevesinde ve enerjide dijitalleşme çalışmalarımız için yeni istihdam alanları oluşturacağız.

Güneş enerjisi konusunda sektördeki fırsatlar neler?
Bugün için güneş enerjisinde yaklaşık 6670 MW kurulu güce sahibiz ancak bunun kat be kat fazla potansiyeline sahibiz. Bu 6670 MW kurulu güç ile Türkiye’nin toplam elektrik ihtiyacının %3’ü güneşten karşılanıyor. Ancak potansiyelimizi düşündüğümüzde bu yeterli değil. 2020 yılı sonu itibari ile kişi başına kurulu gücümüz 80 watt seviyesinde bu değer Almanya da 651 watt seviyesindedir.

Güneşten elektrik üretmenin verimliliğe en büyük etkisi tüketilen noktada elektriğin üretilmesi, iletim ve dağıtım hatlarında oluşan kaybın önüne geçmek için ciddi bir önem arz ediyor. Ülkemiz de üretilen enerji karmasının son kullanıcıya gittiği yolda oluşan kayıp ortalama %15,8 seviyesinde, eğer son kullanıcı elektriği tükettiği noktada üretirse bu kaybın önüne geçmiş oluyor. Bu kaybın önüne geçmek için güneşin kendisi zaten en iyi fırsat. İhtiyaç olan noktada elektrik üretebilecek belki de tek kaynak, uzayda bir uydunun, dünyada bir evin, bir fabrikanın ihtiyacının olduğu noktada elektriğini üretmesi mümkün.

Bu bağlamda önümüzdeki süreçte hem bireysel hem de ticari olarak çatı üzeri GES kurulumlarının artarak devam edeceğini öngörüyoruz.

Bir diğer husus ise benim “gizli fırsat” olarak adlandırdığım arazilere GES kurulumudur. Bunu hem bir fırsat hem de bir temenni olarak düşünebiliriz. Uzunca bir süredir ülkemizde arazi kurulumuna yönelik yeni izinler verilmemektedir. Bu durum güneşin ülkemizdeki ilerleyişini sekteye uğratmaktadır. Eğer bu engel kaldırılırsa devasa bir fırsat penceresi açılacaktır. Güneş enerji santrallerinin serbest piyasa şartlarında teşviksiz bir yöntemle kurulumunun önünün açılması elzemdir. Fırsatın realize edilmesinin önündeki bu engel kaldırılırsa tarım yapılamayan arazilerde kurulacak güneş enerji santralleri hızla kurulmaya devam edecek, rekabetçi ve tüketici lehine bir elektrik pazarının oluşmasına büyük katkı sağlayacaktır. Ülkemizin güneş maratonunda zirveye yükselmesi için, tarım yapılamayan arazilerde teşviksiz güneş enerjisi üretiminin önünün açılması, en yalın ifadeyle olmazsa olmazdır.

Gelecek dönemin fırsatları arasında sayabileceğimiz son husus ise elektrik depolama alanıdır. Bu alandaki yenilikçi atılımlar neticesinde depolama maliyetleri hızla düşmektedir. Depolamanın itici gücü ile yakın bir gelecekte güneşi birincil bir enerji kaynağı olarak görme ihtimalimiz hiç olmadığı kadar güçlüdür.

Yurtdışına yönelik planlarınız var mı?
Senegal, Burkina – Faso, Filistin, Cezayir gibi ülkelerde ihalelere katıldık, Kosova’ya ürün göndermeye başladık. Hırvatistan’a ürün gönderimine başlamak üzere el sıkıştık. Daha önce bahsettiğim üzere uzunca bir süredir ülkemizde arazi kurulumuna yönelik yeni izinler verilmemektedir. Bu durum, birçok yatırımcıyı yurt dışı yatırım imkanlarını araştırmaya sevk etmiştir. Bu bağlamda biz de yurt dışı yatırım fırsatlarını değerlendirmekteyiz.

İkinci kez ertelenen mini YEKA ihalesinin yapılması bununla birlikte teşviksiz lisans başvurularının kabul edilmesi yerli yatırımcıyı ülkemizde tutacağı gibi yabancı yatırımcıların ülkemize gelmelerini sağlayacaktır.

Enerji dışında girmeyi planladığınız başka alanlar var mı?
Odağımız güneş… Gumbel Enerji bünyesinde, başkanlığını Elektrik – Elektronik Profesörü Saadettin Herdem’in yaptığı AR-GE merkezimizde güneş odaklı olarak çalışmalarımız sürüyor. Güneş odaklı olarak girmeyi düşündüğümüz alanları bu AR-GE çalışmalarına göre belirlemekteyiz. Güneşten maksimum verim alınmasına yönelik çalışmalar kapsamında, AR-GE merkezimizde tasarlanan güneş takip sistemimizin saha testlerini de tamamlanmak üzereyiz. Yakın zamanda piyasaya sürmeyi öngörüyoruz. Ayrıca güneş enerji santrallerinde üretim verimliğine yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Kısacası, gerek ülkemizde gerekse global çerçevede gerçekleştirdiğimiz projelerin odak noktasında güneş enerjisi var. Dolayısıyla bu alandaki kaydadeğer tecrübe ve birikimi güneş sektörünün geliştirilmesine yönelik AR-GE faaliyetlerine yönlendirme yoluna gittik. Bu sayede yenilikçi yatırımlar yapmayı hedefliyoruz.

https://www.gumbelgroup.com/bu-yil-100-mwlik-ges-kurulumu-yapilacak/