GÜNDERGİ SAYI-16

Düşen maliyetler ve güçlü politika destekleri, yenilenebilir enerjiyi birçok ülkede daha çekici ve rekabetçi hale getirdi. Ancak şimdi koronavirüs krizinden kaynaklanan zorluklar ile karşı karşıya kaldık.

Uluslararası Enerji Ajansı konuyla ilgili yakın zamanda yayınladığı açıklamasında, projelerin tamamlanmasında gecikmelere yol açabilecek tedarik zincirindeki kesintilere; bu yıl sona eren devlet teşviklerinden yararlanamama riskine; gelecekteki elektrik talebi üzerindeki belirsizlikler ile birlikte kamu ve özel sektör bütçeleri üzerindeki baskı nedeniyle yatırımlarda ciddi düşüşler beklendiğine dikkat çekti.

Biz de bu zorluklara dikkat çekmek üzere,sektörün sürdürülebilirliğini sağlayacak düzenlemeleri hayata geçirmek için çalışıyoruz.Milli ekonomimize kazandırılması planlanan,her biri ihalelere girilerek kazanılmış, finans kuruluşlarına ve ülkemize önemli derecede mali yükümlülükler içeren YEKDEM projelerinin de salgından etkilenmeyerek sağlıklı bir şekilde işletmeye alınabilmeleri adına ilave bir süreye ihtiyaçları bulunuyor.

Bu projelere ek süre verilmesi, projelerin YEKDEM’den faydalanma sürelerini uzatmayacak, hali hazırda zaten yatırımları devam eden bu projelerin de Devletimize ek bir mali bir külfeti olmayacaktır.

Koronavirüs her alanda olduğu gibi yenilenebilir enerji yatırımlarında da ciddi düşüşlere neden oluyor. Ancak, iklim krizin alarm verdiği, geleceğin en ucuz ve sürdürülebilir kaynağının yenilenebilir enerji olduğu artık anlaşıldı. Günümüzde pek çok hükümet ve düzenleyici kurum, üretim ve tüketim için daha akıllı ölçüm sistemlerini, yeşil standartları teşvik etmekte ve kaynaklarını daha verimli bir şekilde kullanmaya yönelmektedir. Enerji sistemlerinin çevresel, ekonomik ve hizmet açısından sürdürülebilir olması için aynı çabanın kısa ya da uzun tüm vadelerde devam ettirilmesi gerekiyor. Başka bir deyişle, tüm dünyanın ucuz, yeşil ve güvenilir enerji kaynaklarına ihtiyacı var.
Kutay Kaleli

GÜNDERGİ SAYI-16