GENSED Başkanı Halil Demirdağ, A Para’da Güneş Enerjisi Sektörünün 2019 Hedeflerini Anlattı

GENSED Başkanı Halil Demirdağ, ekonomi kanalı A Para’da yayınlanan “Enerji Hattı” programına konuk olarak güneş enerjisi sektörünü değerlendirdi.

Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği (GENSED) Başkanı Halil Demirdağ, Türkiye’nin en önemli ekonomi kanallarından A Para’da yayınlanan “Enerji Hattı” programına canlı yayın konuğu olarak katıldı. Güneş enerjisi sektörünün önemli yatırımcılarından olan Smart Energy’nin Yönetim Kurulu Başkanı da olan Demirdağ, 3 Ocak tarihinde yayınlanan programda güneş enerjisi sektörüyle ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu.

Program sunucusu Şafak Tükle Uysal’ın sorularını yanıtlayan Demirdağ, 2018’i değerlendirirken sektörün 2019’a ilişkin hedef ve öngörülerini paylaştı. Demirdağ, güneş enerjisi sektöründe 5 yıl gibi bir sürede gerekli düzenlemelerin yapıldığını ve projelerin hızla uygulamaya alındığını belirterek, şunları söyledi: “2017 yılında Türkiye’nin kurulu gücünde çok ciddi bir artış gerçekleşti. 2018’de de 2017’nin ivmesiyle bu artış devam ederek kurulu güç 5 bin megavatt’a (MW) ulaşmış oldu. Bu Türkiye için çok önemli bir kapasite olmakla birlikte henüz elektrik üretimimizin yüzde 2,5’i bile değil. Güneşte daha gidecek çok yolumuz var. Sektör olarak bununla ilgili önemli hedeflerimiz bulunuyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız her yıl Türkiye’de en az 1000 MW’lık güneş enerjisi santralinin devreye alınması hedefini ortaya koydu. Biz önümüzdeki günlerde bu rakamın artacağına inanıyoruz çünkü güneş enerjisi yatırımları artık pahalı olmaktan çıktı.  Güneş enerjisi sektöründe ucuzlama devam ettiği taktirde kapasitenin de artacağına inanıyoruz.”

Demirdağ, programdaki açıklamalarına şöyle devam etti: “Güneş enerjisi sektörü yalnızca 5 yıllık bir sektör olmasına rağmen, GES’lerde yerlilik oranı yüzde 75’e, panelde ise yüzde 50’ye ulaşmış durumda. Desteklerin devam etmesi ve ülkede her yıl yeni kapasitelerin oluşması durumunda fabrikaların üretimlerine hücre de eklenecektir. Bununla ilgili yatırımlar sürüyor. Bu yatırımların iyi sonuçlarını yakın zamanda görmek mümkün olacak. Sektör diğer sektörlere göre çok hızlı gelişti ve büyüdü. Burada önemli olan büyümeden vazgeçmemek ve sektörde yerli üretimi destekleyerek devam ettirmek.”

Güneş enerjisi üretiminin tüm Türkiye’ye yayılacağına ve Samsun, Sinop gibi şehirlerde de rahatlıkla GES’ler kurulabileceğine dikkat çeken Demirdağ, şunları dile getirdi: “Hepimizin bildiği gibi elektrikten büyük kayıplar iletim hatlarında gerçekleşiyor. Elektriği ülkenin doğusunda üretip batıya taşıdığınız sürece ciddi kayıplar olacaktır. Bu kayıplar ülke ekonomisi için de bir yük. Üretim bölgesel olduğunda inanılmaz bir enerji tasarrufu da sağlamış olacağız. Bildiğiniz gibi ülkemizin elektriğinin yaklaşık yüzde 50’si doğalgaz ve kömür ithalatından karşılanıyor. Türkiye’nin kurulu gücünün 5 bin MW olduğu düşünülürse, bu ülkemizin bu yıl 550 milyon dolar doğalgaz parası ödemeyeceği anlamına geliyor. Bu da cari açığın azalması demek. Rakam ne kadar artarsa cari açığımız da o kadar düşecek. Cari açığın yanı sıra ülkemizde üretilen yerli panelleri ihraç ederek çok ciddi bir ihracat geliri de sağlamış olacağız. Ülkemiz kurulum ve mühendislik hizmetleri açısından çok deneyimli. Türk güneş enerjisi sektörü, edindiği bu deneyimi dünyaya taşıyarak ihracat potansiyeline katkı sağlayabilecek bir sektör. Dünyada yılda 100 bin MW’lık bir kapasiteye ulaşılmış durumda. Bunun artarak devam etmesi bekleniyor. Güneş dünyanın enerji politikalarını değiştirecek. Dünyada 100 milyar dolardan büyük bir güneş enerjisi sektörü var ve Türkiye bu sektörden daha fazla pay almalı. Alabilecek altyapımız, teknik kadrolarımız, mühendislerimiz var. Malzemeleri de Türkiye’de üretebilen üreticilerimiz de var. Yüzde 85-90 gibi bir yerlilik oranına çok kısa süre içinde ulaşabileceğiz.”

Programda ayrıca sektörün 2019 yılına yönelik beklentilerine de değinen Demirdağ, şu görüşleri aktardı: “Yeni dönemde beklentimiz, finansman sıkıntıları konusunda önümüzü açacak enstrümanların oluşturulması. Diğer bir beklentimiz de; kapasite artırımının sürekli olarak devam etmesi. Ayrıca, çatılarda üretim ve dünyada pek çok güzel örneği olan çatılarda üretilen elektriğin satılması konusunda imkanların tanınması. Bu konuda çok hızlı adımların atılması gerekiyor. Bu konudaki kanunlar bir an önce yapılmalı ki, buradan bir GES yatırımı ortaya çıksın.”