Geleneksel Şebekeler Ölüyor, Yaşasın Şebeke 2.0

Geleneksel Şebekeler Ölüyor, Yaşasın Şebeke 2.0

Dağıtık üretimlerin yaygınlaşması ve sayısallaşan elektrik dağıtım şebekelerinde bizleri neler bekliyor ve bu yeni döneme hazırlık için neler yapmalıyız?

Bu konu çok popüler ve birden fazla paydaşı/sektörü ilgilendiriyor.

Endoks Enerji’nin Büyümeden Sorumlu Direktörü Alper Terciyanlı bu konuyu, “Geleneksel Şebekeler Ölüyor, Yaşasın Şebeke 2.0!”  başlıklı yazısında detaylı bir şekilde ele alıyor.

Geleneksel Şebekeler Ölüyor, Yaşasın Şebeke 2.0!

Sayısal dönüşüm nedir?

Hepsinden önce belki de sayısallaşma kavramından başlamak gerekiyor. İngilizce kullanımında aslında iki kelime var. Birisi “digitisation” diğeri ise ”digitilisation”. Seyrek de olsa birbirleri yerine kullanılıyorlar ancak aralarında bir nüans var. “Digitisation” kelimesini, “bilginin fiziksel bir formattan sayısallaştırıldığı sürecin kendisi”; “Digitilisation” ise “bu sürecin uygulamaya geçirilmesi” şeklinde ifade etmek mümkün. Her durumda altını çizeceğimiz temel husus, verinin sayısallaştırılarak bilgiye dönüştürülmesi olacaktır. Bu yazıda sayısallaşma ifadesini bilginin sayısallaştırılması veya kullanım yerine göre bu sürecin uygulaması olarak değerlendirebilirsiniz.

Elektrik dağıtım sektöründe sayısal dönüşüm

Elektrik dağıtım sektöründe de süreç aslında öncelikle verinin bilgiye dönüştürülmesi ile başlıyor. Nesnelerin İnterneti (IoT) ile aklımıza gelen neredeyse her nesnenin internet üzerinde erişilebilir ve birer veri kaynağı olduğu durumda, bu büyük verinin (big data) bilgiye dönüştürülmesi sürecinde veri analitiği (data analtyics), makine öğrenmesi (machine learning) ve yapay zeka (artifical intelligence) gibi araçlar devreye giriyor.

Evet, sizi duyar gibiyim: Blockchain veya Distributed Ledger Technology’den bahsetmedin. Bunları da yeri geldiğinde kullanırım diye saklıyorum.

Aslında işin özü şu şekilde: haberleşme teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte birçok kaynaktan çok büyük miktarda veri alınmaya başlanan enerji -özelde elektrik dağıtım- sektöründe, sunulan tüm hizmetlerin yönetilmesinde bu sayısallaştırılan bilginin kullanımı ile yeni bir dönem başlıyor. Örnek vermek gerekirse, artık elektrik kesintisi için dağıtım şirketini aradığınızda sizi bir robot karşılıyor ve çağrı cevaplandığı anda veya daha mahallenizi söylediğinizde, bölgenizde kesinti olduğu bilgisini verebiliyor. Çünkü kullanılan sistemler, bu bilgiyi artık arada insan aklına gerek duymadan oluşturabiliyor. Bizim aslında sadece kesinti bildirimi yapmak olarak düşündüğümüz o süreç, arka tarafta birbirleri ile konuşan devasa sistemlerin veriyi bilgiye ve en önemlisi bir işe dünüştürmesi ile çok başka bir anlam kazanıyor.

Şebeke 2.0 nedir?

Teknolojinin işleri kolaylaştırıcı yöndeki hızlı ilerleyişi bize artık yeni bir dönemin, yeni bir dağıtım şebekesinin geldiğini gösteriyor. Geleneksel, tek yönlü enerji akışına göre tasarlanmış, statik elektrik şebekeleri ölüyor, yaşasın yeni gelen dönem, diğer adıyla Şebeke 2.0!

(Şebeke 2.0 tabiri bana ait değil; Avrupa’da ve Avustralya’da bunun karşılığı olarak Utility 2.0 veya Grid 2.0 kullanılmaktadır.)

Şebeke 2.0’da bizi neler bekliyor derseniz, orası biraz karışık. Beklentimiz şu şekilde: Hemen tüm çatılarda fotovoltaik (PV) panellerin yer aldığı, tüketicilerin aynı zamanda üretici olduğu, elektrik üretiminde en büyük payın yenilenebilir enerjiden olduğu, tüm tüketicilerin/üreticilerin arada herhangi bir aracı olmaksızın enerji ticareti yapabildiği, elektrikli araçların yaygınlaştığı ve aynı zamanda enerji depolama için kullanıldığı, enerji tedariğinin mobilleştiği ve tedarikçiden/tesisattan bağımsız hale geldiği, tüm süreçlerin sayısallaştığı ve gerçek zamanlı hemen herşeyin mümkün olabildiği bir dünya… Bunların hepsi olacak ve bu muhtemelen beklediğimizden çok daha erken gerçekleşecek.

Sayıllaşan şebekelerde fırsatlar ve problemler

Bu yeni dönem, elbette birçok yeni iş modelini de beraberinde getirecektir. Ancak mevcut fiziksel altyapıdan bağımsız olmayan elektrik dağıtım sisteminin işletilmesinde de bazı problemlerin yaşanması kaçınılmaz olacak/olabilir. “Olabilir” dememin sebebi, aslında bizim buna ne kadar hazırlık ve yatırım yapacağımızla ilgili olmasıdır. Ve doğal olarak bu hazırlık sürecinin birçok katmanı ve her bir katmanda da birçok paydaşı olacak. Ne kadar başarılı olacağımızı da zaman gösterecek.

Bu yazı serisinin ana konusu aslında bu katmanları daha yönetilebilir parçalara nasıl ayırabilirizi tartışmak olacak. O nedenle de bundan sonraki birkaç yazıda konuyu paydaşlar ve olası yeni iş modelleri üzerinden tartışacağız.

Endoks Enerji Hakkında Daha Fazla Bilgi Almak İçin Tıklayın