ICCI2017'de ENSİA Özel Oturumuna İlgi Yoğundu


ICCI - 23. Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı kapsamında bu sene, İFM 10.Hol Beyaz Salon'da 16.00-17.30 saatleri arasında gerçekleştirilen "ENSİA Özel Oturumu", fuar katılımcılarının yoğun ilgisini topladı.

"Yenilenebilir Enerji Sektöründe Yerli Ekipman Üretimi' konusunun "Türk Sanayicisi ve İş Adamı” penceresinden işlenildiği oturum, ENSİA​ Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Vatansever'in moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Oturum kapsamında, yenilenebilir enerji sektöründe ihtiyaç duyulan ekipman, komponent ve hammaddelerin Türkiye'de üretimi konusunda mevcut politikalar, teşvikler, yürütülen ve yürütülmesi gereken çalışmalar paylaşıldı.

Hüseyin Vatansever'in açılış konuşması ile başlayan oturum, ICCI 2017 katılımcılarının yoğun ilgisi ile karşılaştı. Vatansever, Enerji Sanayicileri ve İşadamları Derneği'nin (ENSİA) “Yenilenebilir Enerjide Türk Sanayisinin Gelişmesi, Sanayici Bakış Açısı iİe Kümelenme Çalışmalarının Yürütülmesi” misyonu ile 27 Temmuz 2016 tarihinde 18 Kurucu üye ile kurulduğunu, ENSİA'nın, Türkiye’nin “Yenilenebilir Enerji Sektöründe Yerli Ekipman Üretim Üssü" olması için çalıştığını bu konunun ekonomik kalkınmamız açısından oldukça önemli olduğunu ifade etti.

Vatansever: "T.C. Ekonomi Bakanlığı tarafından 2012-2014 yılları arasında enerji santrali yatırımları için verilen yatırım teşvikleri incelendiğinde, söz konusu santraller için ithal edilen makine ve teçhizatın oranının ortalama %71,04 olduğu görülmektedir. Bu enerjide teknoloji yönüyle de dışa bağımlı olduğumuzun önemli bir göstergesidir. Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Arda Ermut’un 31.10.2016 tarihli açıklamasına göre kamu otoritelerinin planlamalarına göre 2023 yılına kadar Türkiye’de enerjiye yapılması gereken yatırım miktarı 100 Milyar Dolar. Bu miktarın 40 Milyar Dolarının özel sektör tarafından yapılması öngörülmektedir. Sanayici gözüyle bunun anlamı, önümüzdeki 7 yıl için en az 25 milyar dolarlık bir yenilenebilir enerji ekipman pazarı anlamına gelmektedir. Bu nedenle, yenilenebilir enerji sektöründe “YERLİ ve MİLLİ ÜRETİMİN” desteklenmesi ve teşvik edilmesi oldukça elzemdir." şeklinde konuştu.

19 Kasım 2015 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan karar ile; Yenilenebilir Enerji Üretimine yönelik türbin ve jeneratör imalatı ile rüzgar enerjisi üretiminde kullanılan kanat imalatı yatırımları 5. Bölge Teşviği kapsamına alınmıştı. Bu konuda da açıklamalar yapan Vatansever: "Bu karar, enerji yatırımlarında kullanılan makine, cihaz ve kompanentlerinin %71,4'nü bu gün itibarı ile dışarıdan ithal ettiğimizi düşündüğümüzde; Türkiye için yeni bir başlangıç ve devrim niteliğindedir. Bu karar ile yenilenebilir enerji sektöründe 10 ülkede faaliyet gösteren ve Dünya’nın en büyük rüzgar tirbünü kanat üreticisi olan LM Wind Power, 14 Temmuz 2016 tarihinde Bergama Organize Sanayi Bölgesi (BOSBİ) de 17 hektarlık arsa üzerinde 40 milyon EURO tutarında bir yatırım yapmıştır. Temmuz 2017’de faaliyete başlayacak fabrikada 300 tanesi kadın olmak koşulu ile 450 kişinin istihdamı sağlanacaktır. Bu güne kadar personel eğitimi için harcanan rakam 3 milyon Euro’dur. Sadece İzmir Kalkınma Ajansı’na yenilenebilir enerji ekipmanı üretimi yapmayı planlayan 2015 yılında 11; 2016 yılında ise 14 yatırımcı başvurmuştur. Söz konusu yatırımcılar arasında sadece ekipman üreticileri değil yenilenebilir enerji ekipmanı üretiminde kullanılan hammadde üreticileri de bulunmaktadır." dedi.

Doğru teşvik mekanizmaları ile hem üretim hem de istihdama yönelik umut verici sonuçlar elde etmek mümkün olduğuna vurgu yapan Vatansever, sunulan teşviğin sadece rüzgar enerjisi ile kalmayıp, diğer yenilenebilir enerji alanlarında (güneş, jeotermal, biyokütle vb.) ekipman, malzeme ve komponent üretimini kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini de ifade etti.

Kanat, kule ve türbinden ibaret gibi görünen bir rüzgar santralinin, 2 binin üzerinde parçadan oluştuğunu ve RES üretiminde asıl katma değeri barındıran unsurların da, santral bünyesindeki makine, ekipman ve komponentlerden oluştuğunu belirten Vatansever: "Bu yerli katkı zorunluluğu, ciddi bir sanayi altyapısı olan Türkiye’nin, RES üretiminde pek çok yan sanayi firmasının ortaya çıkmasını sağlayacağına inanıyoruz. Özellikle, YEKA kapsamında yapılması planlanan 2. Ve 3. ihalelerde 50 ilâ 100 MW gücündeki santraller için YEKA alanlarının açılması sayesinde; bu teknolojiye yatırım yapmak isteyen, finansman yapısı güçlü çok sayıda KOBİ’lerin rekabet alanına girmesine yol açılacaktır. Böylelikle pazar kendisini regüle edecek ve aynı zamanda daha büyük ölçekli tedarik zincirinin oluşmasına fırsat sağlayacaktır. Rüzgâr türbininde küresel ölçekte üretim yapan markaların, ilk rüzgâr uygulamaları 10-50 kW güçleri ile başlamış, asgari 10 yıl süren kurumsal gelişim, markalaşma ve know how sonrasında 1 ilâ 2 MW güçlerinde üretim yapar hâle gelmişleridir. Bu 10 yıllık süre zarfının sonunda devam eden her bir yıldaki güç artırımı 650 kW’a ulaşmaktadır ve dolayısı ile 10 yıldan sonraki 3 yıl içinde 2,5 - 3 MW güçlerdeki türbinler ortaya konabilmiştir. Ülkemizin de gelecekte dünya ölçeğinde üretimler yapan, finansman yapısı güçlü, Ar-Ge’de uluslararası ölçekte başarı kazanan şirketlere sahip olması için; sektörün gelişim süreci kapsamı daha düşük YEKA’larla desteklenmeli ve teşvik edilmelidir. Fırsat eşitliğini teşvik edecek orta ölçekli YEKA yarışmaları, yerli teknolojilerin gelişmesine imkân sağlayacak, yan sanayinin gelişimine öncülük ederek değer zincirinde katma değer katsayısını artıracak, başta TSE olmak üzere sertifikalandırma kurumlarının da gelişim süreçlerini artıracaktır." dedi.

ENSİA yönetimi olarak; yan sanayici ve tedarikçi üyelerimizin bu kurumsal çatı altında toplanmaları, tanışmaları, firma bazında yaptıkları işlerde karşılıklı sinerji yaratarak işbirliklerini arttırmaları ve ortak projeler üretmeleri için çalışacaklarını belirten Vatansever, bu kapsamda katılımcıları 28-29-30 Eylül 2017 tarihleri arasında gerçekleşecek 4. İzmir Rüzgar Sempozyumu kapsamında düzenlemeyi planladıkları “Yenilenebilir Enerji Sektöründe Tedarikçi Buluşma Günleri"ne davet etti.

ICCI2017 ENSİA özel oturumunda, ENSİA Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cem Yalçın "Rüzgar Enerjisi Sektöründe Yerli Türbin Üretimi" konulu sunumunu gerçekleştirdi. Yalçın, elektromekanik sistemlerin temiz enerji sektöründe en yaygın kapsamda kullanımını sağlayarak sürdürülebilir katma değer yaratacağını ve bunun da yerli unsurlarla gerçekleştirilmesinin önemini belirterek, bu anlamda Northel Elektromekanik A.Ş. olarak %80 yerlilik oranı ile 2,6 MW gücünde rüzgar türbinlerinin 2019 yılına kadar üretimini yapacaklarını sözlerine ekledi.

ENSİA Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Paksoy, oturumdaki "Rüzgar Enerjisi Sektöründe Yan Sanayi: Kanat Üretimi" konulu sunumunda, Duratek Kompozit olarak epoksi reçine ve sertleştiricilerinin halen Türkiye' deki tek imalatçısı olduklarını, bu ürünleri formüle ederek ürettikleri Duratek mamülleriyle birlikte entegre bir imalatı oluşturduklarını, bu özelliği ve ürün paletiyle yurt dışında dahi rastlanmayan bambaşka bir yapıyı meydana getirdiklerini belirtti.

Bir diğer konuşmacı ve ENSİA üyesi, Tibet Makina Genel Müdürü Tibet Arbak ise, "Rüzgar Enerjisi Seköründe Tedarikçi Olmak: Türbin Üretimi" başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Arbak, Tibet Makina olarak rüzgâr türbinleri başta olmak üzere farklı birçok sektöre hizmet verdiklerini. Artan kalite hedefleriyle üretim kapasitesini paralel bir şekilde yükselterek büyümeye devam ettiklerini ve bir Türk firma olarak bugün üretiminin %40’ını yurtdışına ihraç ettiklerini ve dünya devlerine hizmet vermenin gururunu taşadıklarını belirtti.

Oturumun konuk konuşmacısı Türk Loydu Sanayi Sertifikalandırma Bölüm Müdürü Eser Temiz, oturumdaki "Rüzgar Türbinlerinin Tip Onay Belgelendirilmesi'"üzerine yaptığı sunumunda, Tip Belgesi alınan rüzgar türbinlerinden bir rüzgar çiftliği kurulumu sürecinde Proje Sertifikasyonu yapıldığını, bunun da; çiftliğin kurulacağı alanın değerlendirilmesi ve tasarımın değerlendirilmesi, yük analizi, alana özgü kurulacak olan rüzgar türbinlerinin tasarımlarının incelenmesi, imalat kontrolleri, transport ve montaj kontrolleri, devreye alma, final değerlendirme, işletme ve bakım denetimleri süreçlerini kapsadığını belirtti.

Oturumun kapanışında sözü alan Hüseyin Vatansever: "Enerji sektöründe yaşanan sıkıntılara çözüm bulmak amacıyla sektörün Ar-Ge altyapısını oluşturmak için “Enerji Ar-Ge Merkezi" kurulması, ihtiyaç duyulan nitelikli ara elemanın yetiştirilmesi amacıyla “Enerji Teknik Okulu" ile “Enerji Akademisi" nin hayata geçirilmesini bir misyon olarak benimsemiş ve planlanma çalışmalarını başlatmıştır." ifadelerine yer verdi. Vatansever, yenilenebilir enerji sektöründe ENSİA olarak üretim ve sanayi odaklı politikaları üretmek ve onları hayata geçirmek için doğru vizyona ve yeterli cesarete sahip olduklarını vurguladı ve ekledi: "Organize Sanayi Bölgelerinin, mesleki yeterliliğe sahip işgücünün, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşları olarak bizler, taş üzerine taş koyan tüm yatırımcıları başımızın üzerinde taşımaya hazırız."